Antik parşömenin sırrı çözüldü

Antik parşömenin sırrı çözüldü

Yaklaşık 2 bin yıl önce Vezüv Yanardağı’nın patlamasıyla küle gömülen Herculaneum parşömenleri, yüzyıllardır bilim insanlarının çözemediği en büyük antik metin sırlarından biri olarak görülüyordu. Çünkü bu parşömenler sıradan biçimde açılamayacak kadar hassas: Kömürleşmiş yapıları nedeniyle en ufak fiziksel temas bile metnin yok olmasına yol açabiliyor.

Geçmişte parşömenleri okumak için bıçakla katman katman ayırma, katmanların arasına cıva dökme ya da kimyasal karışımlarla yumuşatma gibi yöntemler denendi. Ancak bu girişimlerin çoğu, metinleri ya tamamen tahrip etti ya da okunamaz hale getirdi.

Şimdi ise araştırmacılar, parşömene dokunmadan “sanal açma” yöntemiyle önemli bir eşiğin aşıldığını duyurdu. University of Kentucky’den araştırmacılar ve Silikon Vadisi destekli Vesuvius Challenge ekibi, makine öğrenimi algoritmaları ve parçacık hızlandırıcıyla yapılan gelişmiş taramalar sayesinde bir parşömenin hayatta kalan bölümünü tamamen açıp okuyabildi.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Bu çalışma kapsamında yaklaşık 20 sütunluk metin çözümlenirken, farklı parşömenlerde toplam en az 230 sütunluk metnin okunabilir hale geldiği açıklandı.

KAYIP KÜTÜPHANE CANLANIYOR

Parşömenler, Herculaneum’daki antik bir villadan çıkarılan 400’den fazla papirüslük koleksiyonun parçası. Bu villanın, Julius Caesar’ın kayınpederine ait olduğu düşünülüyor.

Yeni bulgular arasında, Gadara’lı filozof Philodemus’un “Tanrılar Üzerine” adlı eserine ait yeni bölümlerin varlığı da yer alıyor. Bu eser daha önce tek bölümlük bir çalışma olarak biliniyordu. Ancak yeni okunan parşömenlerden biri, eserin sekiz bölümden oluştuğuna işaret ediyor.

Metinde geçen “ilahi takdir”, “gelecekteki şeyler” ve “görünmez varlıklar” gibi ifadeler, eserin Epikürcü teolojiyle ilgili olduğunu düşündürüyor.

Araştırmacılara göre bu sadece teknik bir başarı değil; aynı zamanda antik felsefe tarihi açısından da büyük bir keşif. Çünkü bundan sonra tartışmanın odağı, parşömenlerin nasıl okunduğundan çok, içlerinde ne yazdığına kayabilir.

PARŞÖMENLER NASIL OKUNDU?

Kullanılan yöntem, gelişmiş bir tıbbi BT taramasına benziyor. Ancak burada çok daha hassas bir görüntüleme süreci kullanılıyor. Parçacık hızlandırıcıdan elde edilen özel ışınlarla parşömenin iki boyutlu kesitleri çıkarılıyor, ardından bunlar üç boyutlu bir modele dönüştürülüyor.

Elde edilen görüntüler son derece ayrıntılı. Tek bir piksel yaklaşık 2 mikron seviyesinde; yani örümcek ipeğinden bile ince. Ancak bu süreç hem uzun hem pahalı. Bir parşömenin taranması 20 ila 24 saat sürebiliyor. Hızlandırıcıda bir haftalık çalışma maliyetinin 250 bin dolar, yani yaklaşık 11,6 milyon TL seviyesine çıkabildiği belirtiliyor.

Taramadan sonra asıl zorluk başlıyor. Yüzyıllar boyunca birbirine sıkışan papirüs katmanlarının sanal ortamda ayrılması, düzleştirilmesi ve yeniden birleştirilmesi gerekiyor. Üstelik kömürleşmiş kağıt üzerindeki mürekkep çoğu zaman çıplak gözle görülemiyor.

Bu noktada devreye YZ destekli algoritmalar giriyor. Daha önce uzmanlar tarafından işaretlenmiş parşömen parçalarıyla eğitilen sistemler, mürekkebin izlerini belirginleştiriyor. Ardından papirüs uzmanları bu metinleri okuyup yorumluyor.

HARFLER VAR, BOŞLUK YOK

İşin en zor taraflarından biri de antik metinlerin yazım biçimi. Papirüslerde metinler genellikle büyük harflerle, kelimeler arasında boşluk olmadan yazılıyor. Noktalama işaretleri ise ya hiç yok ya da çok sınırlı.

Bu nedenle uzmanların yalnızca harfleri görmesi yeterli değil. Metnin sözdizimini anlamaları, kelime sınırlarını tahmin etmeleri ve parçalı ifadeleri felsefi bağlam içinde yorumlamaları gerekiyor.

PHerc. 1667 adı verilen parşömen de bu açıdan dikkat çekiyor. Yaklaşık 2 santimetre genişliğinde ve 8 santimetre yüksekliğinde olan bu küçük parça, bir zamanlar daha büyük bir parşömenin bölümüydü. İçinde geçen “dürtü” ve “pratik bilgelik” anlamına gelen bazı Yunanca kelimeler, metnin Stoacılıkla ilgili olabileceğini gösteriyor.

YENİ HEDEF: TAM PARŞÖMEN

Vesuvius Challenge daha önce 2023 yılında, 11 sütunluk parşömen metninden 2 binden fazla karakter okuyabilen öğrenci ekibine 700 bin dolar, yani yaklaşık 32,6 milyon TL ödül vermişti.

Son gelişmelerin ardından yarışma yeni bir hedef açıkladı: Önümüzdeki bir yıl içinde bir parşömeni tamamen okuyabilen kişi ya da ekibe 1 milyon dolar, yani yaklaşık 46,5 milyon TL ödül verilecek.

Araştırmacıların önündeki en büyük engellerden biri maliyet. Şu ana kadar parşömenlerin yalnızca yaklaşık yüzde 10’u taranabildi. Bilim insanları, daha fazla veriyle algoritmaların gelişeceğini ve daha fazla metnin okunabilir hale geleceğini düşünüyor.

Herculaneum parşömenleri, Vezüv felaketinin paradoksal biçimde koruduğu eşsiz bir arşiv olarak görülüyor. Pompeii’deki pek çok yazılı malzeme yüksek ısıyla yok olurken, Herculaneum’daki papirüsler kömürleşerek günümüze ulaşabildi.

Şimdi teknoloji, 2 bin yıldır kapalı kalan bu kütüphanenin yeniden konuşmasını sağlayabilir.

The post Antik parşömenin sırrı çözüldü appeared first on Kilis Egitim.

Author: Yusuf Kurt