Toplu Taşımada Duyarsızlık ve Sorunlar: Kör Olmak Yetmez, Nankör Olmayalım

Toplu Taşımada Duyarsızlık ve Sorunlar: Kör Olmak Yetmez, Nankör Olmayalım

Hepimiz bir şekilde toplu taşıma araçlarını kullanıyoruz; çoğumuz alışveriş, iş veya sosyal etkinlikler için bu yolu tercih ediyor. Ancak, bazı insanlar bu konuda sorumluluk almayı reddediyor. Özel aracınızı kullanıyorsanız, toplu taşımanın getirdiği zorlukların farkında olmadan da olsa başkalarının yaşamına dokunuyorsunuz demektir.

İETT’ye seslenmek istiyorum: Metrobüs duraklarındaki anonslar bu kadar yüksek ve sık olmak zorunda mı? Sarı çizgiyi geçmenin tehlikeli olduğunu biliyoruz, ama o sarı çizgi nerede? Yüksek sesle yapılan uyarılar beni yerimden sıçratıyor. Bu gürültü, dengesizliğime yol açıyor ve düşersem, kimseye bunu nasıl açıklayacağım? Anonsların aslında neyi hedeflediğini de sorgulamak lazım. Sarı çizgiyi geçmeyin, araca koşmayın gibi uyarılar, gürültüden başka bir şey değil. Başka yolcularla birlikte kapı önünde birikiyor, inenlere yol vermektense bir kargaşa içinde birbirimizi itiyoruz. Kapılar açıldığında, birileri bana çarpıp geçiyor ve bu da yetmezmiş gibi bana kızıyor. Sıra beklemek, sadece bir saniye alıyor ama bu saniye bile kazalara yol açabiliyor.

Her akşam metrobüs yaklaşırken, diğer yolcular “Sen öne geç” diyorlar. Bu, pozitif ayrımcılık gibi görünse de benim için bir anlam ifade etmiyor. “Ben sadece bir durak gideceğim, önce siz binin” dememe rağmen, bunu başaramıyorum. Bu basit cümle bile neden anlaşılamıyor anlamıyorum. Eğer bana yardım etmek istiyorsanız, önce siz binin! Benim için bu, bir durak sonra ineceğim için önemli. Beni metrobüsün dibine kadar sürüklemeyin.

Geçtiğimiz cuma, metrobüse binerken yaşanan bir olayı paylaşmak istiyorum. Olay basit gibi görünse de bir arkadaşımın hayatına bir hafta boyunca acı ve sıkıntı kattı. Metrobüse binmek için doğru yeri bulmaya çalışırken, bir kaosun içinde kaldık ve tam o sırada birinin dirseği arkadaşımın gözüne çarptı. Çok acı çekti ve iki hanımefendi ona yardım etti. O sırada birinin “Pardon” dediğini duydum ama kim olduğunu bilmedim. Sonuçta, ben sadece bir durak gittim ve indim. Ertesi gün arkadaşım gözünden ameliyat oldu ve bir hafta hastanede kaldı.

Bu tür sorunların üstesinden gelmek için anonslar yeterli değil. İster yüzlerce kez bağırsınlar, bir gerçek var ki bu sorunlar köklü bir değişim gerektiriyor. Sadece bir “pardon” diyerek geçmekle bu işler olmuyor. Lütfen, bir adım atın ve duyarlı olun. Bizim gözlerimiz sadece yüzümüzde süs olarak kalmasın, sizin gözleriniz de öyle olmasın. İyi günler dilerim.